Apple Jack’s: Dağ eteğinde geleneksel bir Amerikan barı

apple-jack-s-bar-1_v8cectSan Francisco’nun güneybatısında bulunan La Honda hem dağı hem de etrafında sahip olduğu doğal güzellikler ile hafta sonunu geçirmek için tek kelimeyle harika bir yer.

La Honda’yı size ayrı bir yazıda daha detaylı olarak aktaracağız ancak bu yazımızda La Honda’da dağın eteklerinde bulunan geleneksel ve bir o kadarda etkileyici olan bir bardan bahsetmek istiyorum.

apple-jack-s-bar-2_ysjiosHafta sonu için yine programlar yapmaya çalıştığım bir sırada Şahin Boydaş yine bu halimi görüp yanıma oturup yardımcı olmaya başlamıştı. Sonuçta Batı Yakası’nda 100 bin KM yapmış bir doğa tutkunu ve girişimci olarak tavsiyelerini alabileceğim en iyi kişilerden birisiydi. 🙂

Google Maps’i açtıktan sonra La Honda’ya gitmemi öncelikle dağın eteklerindeki yollarda bir süre kaybolup dolaşmamı istemişti. Yolculuğun o kısmını sizler ayrı bir makalede çok daha detaylı anlatacağım çünkü benim açımdan unutulmaz bir deneyimdi. Ardından ise Apple Jack’e giderek hafta sonumun bir gününü böyle tamamlamıştım.

Apple Jack, San Francisco’nun güney batısındaki Santa Cruz dağlarında yer alan alıyor. Barın tam bulunduğu yer ise La Honda ismindeki özel bir ufak yerleşim yeri. Bara gitmek için Santa Cruz dağlarının yamaçlarından arabayla tırmanarak La Honda’ya ulaşıyorsunuz. Ardından da karşınızda o ahşap tasarımıyla motorcuların da uğrak durağı olan bu klasik Amerikan stilindeki barı görüyorsunuz.

apple-jack-s-bar-3_cc834pBen Apple Jack’s bir Cumartesi günü akşam üstü 5 gibi gitmiştim. Gittiğim bu saatte ve gün barın çok kalabalık olmadığını söyleyebilirim. Ancak özellikle belli gün ve saatlerde çok dolu olduğuna eminim.

Barın dış tasarımı gibi iç tasarımı da tamamen ahşaptan. Aynı zamanda içeride bir Bilardo masası da bulunuyor ve oynamak isterseniz arkadaşlarınızla veya oradaki diğer müşterilerle birlikte oynayabiliyorsunuz. Bunun yanında barın arka kısmında ÇOK ÇOK güzel ufak bir bahçeyi andıran alanı da bulunuyor. Burada da 4-6 kişinin rahatlıkla oturabileceği masalalar ve mükemmel bir orman manzarası sizi karşılıyor.

Barın ön-dış kısmında ise yola bakan ve sırtınızı barın duvarına yaslayabileceğiniz ve oturabileceğiniz özel bir alan daha bulunuyor. Bu alanda sigara içmek serbest aynı zamanda içkinizi de buraya getirebiliyorsunuz çünkü bar sınırları içerisindeniz. Ancak içkinizle barın dışına veya yola çıkmanıza izin verilmiyor.

apple-jack-s-bar-4_l5idcpBir bira söylememe rağmen araba süreceğim için birkaç yudum alıp bıraktım. Bir biradan ya da şundan/bundan birşey olmaz söylemine karşıyım. Araç sürüyoruz ve kendi hayatımızı düşünmüyorsak bile yolda olan diğer insanları düşünmeliyiz. Lütfen araç süreceksiniz bir yudum olsa bile alkol almayın. Keyif olsun derken hiç kimsenin tadı kaçmasın.

Fiyatlar Kaliforniya ortamalarında olduğunu söyleyebilirim. Biraların fiyatı yaklaşık 6-7 dolar civarında. Menüde başka içki çeşitleri ve kokteyller de bulunuyor. Dağın eteklerinde bulunan bara gitmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

apple-jack-s-bar-6_xiym5dRota Önerisi:  Eğlenceli bir gün olarak öncelikle San Gregorio Eyalet Plajı’na gidebilir dönüş yolunda ise Apple Jack’s e uğrayabilirisiniz. İki konumda birbirlerinin yolu üzerinde bulunuyorlar. 🙂 San Gregorio Eyalet Plajı’nı deneyimlediğimiz yazımızı ise buradan okuyabilirsiniz.

Apple Jack’s Nerede?

[googlemaps https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m17!1m11!1m3!1d3!2d-122.2742899!3d37.318799999999996!2m2!1f0!2f90!3m2!1i1024!2i768!4f75!3m3!1m2!1s0x808fa6b39beddb01%3A0x7f28e7b40a76ec6b!2sApple+Jacks!5e0!3m2!1sen!2sus!4v1476571717620&w=600&h=450]

Kate’s Kitchen: San Francisco’da geleneksel bir Amerikan mutfağı

kate-s-kitchen-san-francisco-restoran-yemek-2_itpuaeSan Francisco’nun özellikle mutfak ve yemek konusunda ne kadar zengin olduğunu yazının girişinde sanırım belirtmemize  gerek yok. 🙂 Şehirdeki insan ve kültür çeşitliliği aynı zamanda mutfaklara ve restoranlara da yansımış durumda.

Bir Cumartesi sabahı erkenden Golden Gate parka gitmek için evden çıkmıştım. Ancak sokaklarda yürürken kendimi o kadar kaptırmışım ki saatin öğlen olduğunu karnım acıkınca fark ettim. Şahin Boydaş’ın tavsiyesiyle ”hipster”ları ile meşhur olan aynı zamanda birçok bar ve restorana ev sahipliği yapan ”Haight St” de yürüyüş yapıyordum.

kate-s-kitchen-san-francisco-restoran-yemek-mutfak_r2kcy7Durum böylece olunca Haight St’in bana sunduğu seçeneklerden bir tanesine gitmeye karar verdim. Karnım epey acıktığı için Yelp’e hızlıca bir göz attım ve en yakınımda neler var diye hızlıca göz attım. Dürüst olmak gerekirse Kate’s Kitchen’ın Yelp puanı iyiydi ancak kırmızı-beyaz kareli klasik masa örtülerini görünce doğrudan buraya gitmeye karar verdim. 🙂

Kate’s Kitchen San Francisco’da Haight St üzerinde yer alan bir restoran. Mutfağı geleneksel Amerikan. Menüsü özellikle kahvaltı için oldukça zengin. İnsanların birçoğu da zaten buraya özellikle hafta sonları kahvaltı yapmak için geliyorlarmış.

kate-s-kitchen-san-francisco-restoran-yemek_wtyb7pCumartesi öğlen 12:30 gibi olduğunda Kate’s Kitchen’dan içeriye girebilmiştim ancak iki veya daha fazla kişi gelenlerin sıra beklemesi gerekiyordu çünkü içeride yoğunluk vardı. Ben tek başıma olduğum için bar kısmına geçerek oturdum. Bara doğru ilerlerken herkesin kızarmış ekmek üstüne dilimlenmiş meyveli birşeyler yediğini fark ettim. Ancak bu daha çok kahvaltılık birşey gibi gözüktüğü için öğle yemeği olarak yememeye karar verdim.

Fakat Kate’s Kitchen’da ilk yiyeceğiniz yemeğin kesinlikle benim size ”kızarmış ekmek üstüne dilimlenmiş meyveler” olarak tanıttığım ancak menüdeki ismi ”French Toast Orgy” olarak geçiyor. Görüntüsü ve kokusu o kadar güzel ki mutlaka ama mutlaka denemenizi tavsiye ediyorum. Ağustos 2016’daki fiyatının da 11 dolar olduğunu ayrıca belirtiyim.

French Toast Orgy
French Toast Orgy

Ben hem çok aç olduğum için hem de öğle yemeği vakti olduğu için ”Lauren Special” söyledim. Oldukça doyurucu ve güzel hazırlanmış bir hamburgerdi. Fiyatı da Ağustos 2016’da 10,5 dolardı.

Lauren Special
Lauren Special

Bar kısmına oturduğumdan mütevellit tam önümde açık mutfak bulunuyordu. Böylece aşçılar ve ustalar yemeği hazırlarken siz de onları izleyebiliyorsunuz. Bu anda kaydettiğim videoyu da aşağıda izleyebilirsiniz. 🙂

Kate’s Kitchen Nerede?

Daha detaylı bilgi için Kate’s Kitchen’ın internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.

[googlemaps https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d110887.18880691649!2d-122.46017444416076!3d37.77004360752908!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x808580a6cc89dfe1%3A0x8f29d43a1b6d8c32!2sKate’s+Kitchen!5e0!3m2!1sen!2sus!4v1476558636649&w=600&h=450]

Görsel Kaynaklar:

Google’ın kurulduğu efsane garaja ziyaret

Günümüzde Silikon Vadisi denilince akla gelen ilk şirketlerden olan Google, Vadi ile özdeşlemiş olan ”garajda kurulan dev şirketler” arasında yer alıyor.

Stanford’ta doktora öğrencisiyken Google’ı kuran Sergey Brin ve Larry Page okuldaki ilk ufak ofislerinden sonra şirketin çalışmalarını kiraladıkları evin garajında devam etmişlerdi. Bugün teknoloji ve yatırım şirketlerine ev sahipliği yapan Menlo Park’da bulunan garaja bizzat biz de bir ziyaret gerçekleştirdik. 🙂

Teknoloji dünyasında çalışan ve bunu inanılmaz tutkuyla yapan bir kişi olarak Google’ın ilk kurulduğu garajı ziyaret etmek için benim için en başından beri çok heyecan verici bir fikir oldu. Üstelik startup dünyasından gelen birisi olduğu için garajda kurulan ardından dünyayı yerinden oynatan teknoloji şirketlerinin hikayeleriyle lise yıllarımdan bu yana çokça haşır neşir olmuştum.

Yıllar sonra elime San Francisco’ya taşınma fırsatı ve bununla birlikte bu efsanevi hikayelerin geçtiği yerleri birebir gezme ve orada yaşama imkanına kavuşmuştum. Ağustos ayında da Apple, Google ve HP’nin kurulduğu garajları ziyaret etmek için kendime bir Cumartesi gününü seçmiştim. Bu planın ilk aşamasını da Google’ın garajı oluşturuyordu.

Google’ın kurulduğu garajı ziyaret etmek için öncelikle olarak evin tam lokasyonuna ihtiyacım vardı. 🙂 Bunu çok hızlı bir şekilde Google Maps’e yazarak ulaşabileceğimi düşünmüştüm ancak bu yer Google Maps’te işaretlenmemişti. Bunun sebebini ise daha sonradan öğrendim ve bunu yazının ilerleyen kısımlarında aktaracağım.

Ardından Google’ın ilk garajını yine Google’de kısa bir araştırma yaparak buldum. 🙂 (Kötü espri itiraf ediyorum) Gawker’da karşıma çıkan yazıda adresin ”232 Santa Margarita Ave, Menlo Park” olduğunu gördüm ve düştüm yola. Evin bulunduğu sokak gerçekten çok sakin ve huzurlu görünüyordu.

İzleme Önerisi: Sergey Brin ve Larry Page Google’ın hikayesini ve felsefesini anlatıyor

Steve Jobs’ın yaşadığı ve Apple’ın temellerinin atıldığı ev ile garajı ziyaret ettiğim yazıda da belirttiğim bazı ayrıntıları ve tespitleri bu yazıya da eklemek istiyorum. Bugünün en başarılı girişimcileri de aslında normal birer insan. 🙂 Onların da duyguları, olaylara etkileri ve tepkileri var. Apple, Google ve HP’nin kurulduğu evleri ziyaret ettiğimde ilk aklıma gelen şu oldu: ”Bu şirketlerin kurulduğu bölgenin havası, evlerin mimari tarzı, sokaklardaki sakinlik, insanların birbirine olan saygısı kesinlikle bu şirketlerin ilk yıllarındaki önemli etkenlerden biri olmalı.” Bunun nedenini sadece bu satırlara okuyarak anlamanızın ve gerçekten hissetmenizin çok kolay olmadığını belirtmeliyim. Ancak gerçekten de buraya gittiğinizde bu gerçeği de görmüş oluyorsunuz.

Adrese vardığınızda ”232” kapı numaralı eve sokaktan girmek için evin önündeki alandan içeriye doğru 10-15 adım atmanız gerekiyor. Tam o anda yanınızda bir garaj göreceksiniz. İşte o Google’ın temellerinin atıldığı efsanevi garaj. 🙂 Evin 2006 yılında Google tarafından satın alacağı haberleri çıkmış ancak evin son durumuna dair güncel bir bilgi yok. Ev Google’a ait olsa bile müze yapılmadığını ve içine de giremeyeceğinizi belirtelim.

Garajı ziyaret etmeden önce çok önemli bir bilgiyi sizinle paylaşmak istiyorum. Google’ın kurulduğu garaj ve ev şu anda özel mülk statüsünde. Evin bulunduğu garajın olduğu yerde başka bir ev daha bulunuyor ve orada bir aile yaşıyor. Ben garajı ziyaret ettiğimde bu aileden izin alarak fotoğrafını çekip, garajın olduğu yere kadar gidebilmiştim. Eğer kapı açık değilse sokaktan bahçeye doğru giriş yapmanızı tavsiye etmiyorum. Eğer sokak kapısı açıksa mutlaka bahçe içerisinde insan olup olmadığına bakın ve eğer varsa onlardan kesinlikle ama kesinlikle izin isteyin.

Google’ın kurulduğu ev ve garaj nerede?

[googlemaps https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d1472.407819357934!2d-122.16464352628653!3d37.45759383576055!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x808fbb4ff0b41a97%3A0xd63c6a58c3b487e6!2s232+Santa+Margarita+Ave%2C+Menlo+Park%2C+CA+94025!5e0!3m2!1sen!2sus!4v1475977879390&w=600&h=450]

Sierra Road: San Jose’ye tepeden mükemmel bir bakış

sierra-road-1_j81jibSilikon Vadisi’nin etrafı keşfedilmeyi bekleyen mükemmel ”mini şehirler” ve doğal alanlarla dolu. Benim favorimlerin başında ise San Jose geliyor. Sakinliği, sokakları ve insanlarıyla San Jose kesinlikle hem yaşamak hem de arada ziyaretler yapmak için çok güzel bir seçim.

San Jose konumu, Silikon Vadisi’ne kazandırdıkları ve yapısıyla 1990’larda ”Silikon Vadisi’nin başkenti” yakıştırmasını kazanmış. San Francisco’ya araba ile 35-40 dakikalık mesafede olan şehrin yakınlarında Apple’ın genel merkezine ev sahipliği yapan Cupertino ve Vadi’nin en önemli noktası Palo Alto bulunuyor.

San Jose’yi detaylı olarak ayrı bir makalede sizlere anlatacağız. Özellikle Şahin Boydaş‘ın San Jose tecrübeleri bu yazılarda bize ışık tutacak ve şehirle ilgili birbirinden önemli bilgiler içerecek. Bu yazımızda ise San Jose’ye özellikle günübirlik ziyaret yapacak olan kişiler için şehrin en güzel noktalarından biri olan Sierra Road’u inceleyeceğiz.

sierra-road-2_zanqulSanta Clara vadisine kurulmuş olan San Jose’nin etrafı içerisinde doğal yürüyüş alanları, parkları ve kamp alanlarına sahip dağlarla çevrili. Bu dağların birçoğuna arabayla çıkmak mümkün. Bu sayede özellikle gün batımlarına ve güneş doğuşlarına tanık olmak için mükemmel bir imkan sunuyor.

Sierra Road‘ta San Jose’yi tepeden izlemek için mükemmel bir nokta. Ben Sierra Road’a gitmek için özellikle geçtiğimiz Ağustos ayında bir Cuma günü güneşin batmasını bekledim ardından da arabayla düştüm yollara. Sierra Road’un tepesindeki asıl manzaraya sahip yere ulaşmak için yolun başlangıcından itibaren yaklaşık 15-20 dakikalık bir sürüş yapmanız gerekiyor.

Burada iki seçeneğinizin olduğunu en başta belirtmemiz gerekli. İlk seçeneğiniz Sierra Road’un tepesindeki manzaralı özel alan. Burada belediye tarafından yapılmış yaklaşık 30 otomboillik açık bir park bulunuyor. Buraya arabanızı park edip San Jose’ye tepeden banklara oturarak izlemek büyük bir keyif. Ancak bu alan akşam 7’den sonra kapatılıyor ve dışarıya da arabanızı park etmek ve bekleme yapmak yasak. Ancak birçok kişinin özellikle gece manzarası için yaptığı gibi arabanızı yolun kenarına park edip, telin üzerinden atlayarak manzarayı izlemenizi kesinlikle tavsiye etmiyoruz. 🙂

Ben ilk gittiğimde bu kuralı bilmediğim içn saat olarak geçe kalmıştım ve açık otoparka giriş yapamamıştım. Arabayı yolun kenarına park edip biraz uzaktan da olsa manzaranın keyfine düşmüştüm. Ancak bir süre sonra yoldan geçen diğer aranın içerisinde ”Şerif yolda geliyor!” uyarısı ile orada bulunan diğer kişilerle birlikte çil yavrusu gibi dağılmıştık. 🙂

Önemli ayrıntı: Haritanıza (Google Maps tavsiye ediyoruz) Sierra Road yazdıktan sonra sizi yolun başlangıcındaki noktaya götürüyor. Ancak tepede bulunan asıl bahsettiğimiz otoparklı yere ulaşmak için 15 dakika kadar tek gidiş- tek geliş olan yolu takip etmeniz gerekli. Ardından asıl noktaya ulaşmış olacaksınız. 🙂

İkinci seçenek ise dağ tırmanışı ve yürüyüşü yapmayı seven kişileri hedefliyor. ”Sierra Vista Open Space Preserve” olarak adlandırılan alan hiking için özel olarak tasarlanmış. Aynı şekilde burada da hem güzel bir dağ yürüyüşü yapabilir hem de manzaranın keyfini doyasıya çıkartabilirsiniz.

san-jose-Sierra-Vista-Open-Space-Preserve_i1by8y

Her iki alanda doğal park statüsünde olduğu için akşam 7-8 gibi kapatıldığını ve sabah tekrar açıldığını belirtelim. Bu yüzden eğer gitmeyi düşünüyorsanız mutlaka bu saatleri göz önünde bulundurmanızda fayda var. Çünkü her iki alanın da keyfini çıkarmak için en az 1,5 gerekli. Zaten noktalara ulaştıktan sonra oradan kolay kolay ayrılmak istemeyeceksiniz. 🙂

Sizlere yapmak istediğim bir diğer önemli uyarı da her iki alana da giderken yanınıza atıştırmalıklar ve içecek birşeyler almanız. Çünkü dağa çıkacağınız için etrafınızda içecek ve yiyecek alacak yerler bulunmuyor. Yoldayken San Jose’den birşeyler alıp o şekilde yola koyulmanızda fayda var.

Sierra Road Manzara Noktası Nerede?

Aşağıdaki nokta Sierra Road’un tepesinde bulunan açık otoparklı manzara noktasının yaklaşık yerini vermektedir.

[googlemaps https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d8748.480779830685!2d-121.8242352802007!3d37.41321722200639!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x808fcdfc6a02a90f%3A0xf6f5619de2e3efd3!2s4255+Sierra+Rd%2C+San+Jose%2C+CA+95132!5e0!3m2!1str!2sus!4v1475863284126&w=600&h=450]

Kapak Görseli: Bhavisha P.

Önemli Not: Bu yazıda kullandığımız kapak görseli haricindeki görsel ve videolar tarafımızdan çekilmiştir. Kaynak gösterip, link vererek kullanabilirsiniz.

Batı Yakası Cennetleri – 2: San Gregorio Eyalet Plajı

san-gregorio-eyalet-plaji-3_gmtv0fBatı Yakası Cennetleri olarak adlandırdığımız yazı dizimizin ikincisine yine bir okyanus kıyısı ve plaj ile devam ediyoruz. Söz konusu batı yakası olunca yazı dizimizin çok fazla okyanus kıyısı, plaj ve göl içereceğini söyleyebiliriz. 🙂

Yine hafta içi yoğun bir tempoda çalışırken hafta sonu için ufak bir plan yapmaya karar vermiştim. Bu esnada beni gören Şahin Boydaş‘da hemen Google Haritaları’ı açıp yine 150 bin km’lik West Coast tecrübesine dayanarak bana bir yerler önermeye başladı. Dört kulak vermiş onu dinlerken harita üzerinde işaretlemeleri ve anlatmaları bittiğinde beni yine harika bir kaçamağın beklediğini hissetmiştim. 🙂

san-gregorio-eyalet-plaji-2_kstwz0Aslında günübirlik yolculuğumun ilk etabını La Honda dağının eteklerinde kaybolmak ve orada varlığını sürdüren hippi komünlerini keşfetmek oluşturuyordu. La Honda maceramı sizlere detaylı bir şekilde ayrı bir yazıda aktaracağım çünkü başlı başına bir yazı olmayı çok fazlasıyla hak ediyor.

Bu yazımızın ana konusu San Gregorio State Beach (San Gregorio Eyalet Plajı olarak hızlıca çevirdim) San Francisco’nun güney batısında yer alan plajlardan bir tanesi. San Francisco şehir merkezine ise mesafesi ise yaklaşık 40 mil. Bu yoluda arabanızla yaklaşık 1 saat, 1 saat 15 dakikada alabiliyorsunuz.

san-gregorio-eyalet-plaji-1_qpde6bBen San Jose’den üzerinden gittiğim için giderken La Honda dağının içlerinden geçerek plaja ulaştım. Ancak San Francisco ve diğer taraflardan gelecek kişilerin de çok keyifli bir yolculuk yapacağını söyleyebilirim.

Yazının içerisine yolculuk esnasından ve vardıktan sonra çektiğim birçok video ve fotoğrafı ekleyeceğim. Ancak ben plaja akşam üzeri 4:30 gibi vardığım ve o gün de havanın biraz kapalı olması nedeniyle fotoğrafların ve videoların çoğunda sis ve kapalı bir hava göreceksiniz. Genel (ve doğal olarak) San Gregorio Eyalet Plajı’nın havası böyle değil. Ancak plaja kesinlikle sabah 10-11 ya da daha erken saatlerde gitmenizi tavsiye ediyorum.

Bir diğer önemli nokta da San Gregorio Eyalet Plajı’nın tek bir ve kesintisiz uzun bir plajtan oluşmuyor olması. Bölgenin arazi şartları gereği 3-4 km’lik bir alan içerisinde birden fazla plaj var. Arabanızı park ettiğiniz yerden plaja gitmek için mutlaka merdivenlerden (bazıları doğal merdiven 🙂 bazısı ise gerçekten yapılmış merdivenler) inmeniz gerekiyor.

Tepelerden Kuzey Pasifik Okyanusuna bakmak ise bambaşka bir zevk. Üstelik plajlar oldukça sakin ve kendinize kolayca bir yer bulabiliyorsunuz.
san-gregorio-eyalet-plaji-4_qzaugu

San Gregorio Eyalet Plajı’na gitmeden önce dikkat etmeniz gerekenler

San Gregorio Eyalet Plajı’nda dikkat etmeniz gereken iki önemli nokta var. Birincisi arabanızı park edeceğiniz alan. Mutlaka ”Car Park” ya da ”Park” tabelası bulunan ve çoğu ücretli olan alana arabanızı park ettiğinizden emin olun. Ücret ise tam günlük yaklaşık 10-15 dolar olduğu için uygun bir fiyatı olduğunu söyleyebilirim. Aksi taktirde trafik görevlileri rutin kontrollerde arabasını doğru yere park etmeyen kişilere 100 dolardan fazla park cezası yazıyor. Güzel ve keyifli bir plaj gününün akşamında sileceğinizde park cezanızı görmek canınızı oldukça sıkabilir.

san-gregorio-eyalet-plaji-7_q1wkvbDikkat etmeniz gereken ikkinci en önemli nokta ise plajların etrafında bizim Türkiye’de alışık olduğumuz gibi büfe, restoran, çay bahçesi vb. işletmelerin olmaması. ”Oradan alırım boşuna taşımayalım” diye düşünürseniz tüm gün aç, susuz kalma tehlikeniz var. Arabaya atlayıp birşeyler almaya giderseniz de en az bir 20 dakikalık yolculuk yapmanız gerektiğini belirtelim. Bu yüzden plaja gitmeden önce mutlaka yanınıza havlu, yiyecek, içececek ve atıştırmalıklardan oluşan bir paket hazırlamayı unutmayın.

san-gregorio-eyalet-plaji-5_o7quqqEk olarak bir husus üzerinde daha durmak istiyorum. Olurda akşam 5’ten sonra yola çıkarsanız ve gelirken güneşli olan yolları sis kaplamışssa lütfen sis farlarınızı açarak yavaş ve dikkatli gidin. Sizin sağlınız ve canınız herşeyden daha önemli. Gerekirse 1 saat geç gidin ama güvenli gidin. 🙂

San Gregorio Eyalet Plajı Nerede?

Aşağıdaki harita üzerinde plajın tam konumunu bakarak kendinize göre yolculuk rotası oluşturabilirsiniz.

[googlemaps https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d45428.855701103195!2d-122.3949331528982!3d37.33499566197409!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x808f0880ad2b50bf%3A0x85d50105aa261f9b!2sSan+Gregorio+State+Beach!5e0!3m2!1sen!2sus!4v1475780831029&w=600&h=450]

Önemli Not: Tüm fotoğraflar ve videolar tarafımızdan çekilmiştir. SilikonVadisi.co’yu kaynak gösterip, link vererek kullanabilirsiniz.

Buck’s: Silikon Vadisi’nin efsanevi buluşma noktalarından birini olan restoran

buck-s-of-woodside-silikon-vadisi-restoran-1Silikon Vadisi denildiğinde aklınıza teknoloji ve inovasyonun yanında sürekli konuşan ve toplantı yapan insanların da gelmesi çok doğal. Peki Silikon Vadisi’nin birçok efsanevi toplantısına ev sahipliği yapmış bir restoranda yemek yemek ister miydiniz?

Buck’s of Woodside özellikle 90’ların teknoloji ve yatırım dünyası için oldukça popüler olan buluşma noktalarından bir tanesiydi. Bunun sebebi ise hem sıcak bir dekorasyona, sakin bir ortama vede belki de en önemlisi Vadi’deki birçok risk sermayesi şirketine konum olarak yakın olması.

Restoranın sahibi Jamis MacNiven’ın aktardığına göre restoran özellikle 90’lı yıllarda birçok efsanevi toplantıya ev sahipliği yapmış. MacNiven’ın aktardığına göre Hotmail veTesla orada kuruldu, Netspace sabah toplantılarını arkadaki özel bölümde yaptı, PayPal yatırımlarından birini orada aldı. 2000’lerdeki balonun patlaması ve 2008’deki krizler restoranın işlerini oldukça fazla etkilemiş olsa da yine sahibi MacNiven’ın aktardığına göre özellikle 2010’dan sonra işler ve toplantı yemekleri eski seviyesine ulaşmış.

buck-s-of-woodside-silikon-vadisi-restoran-3Buck’s of Woodside’ı Silikon Vadisinde mutlaka ziyaret edilecek restoranlar listemde ilk 10 içerisine koymuştum. Şahin Boydaş’ın da özellikle şehir merkezindeki önerilerinden sonra La Honda dağının eteklerinde dolaşmadan önce bu mekanın enerjisini bizzat hissetmek istedim ve düştüm yollara. (Kaan Çalışkan)

Stanford Üniversitenin muhteşem ve devasa kampüsü içerisinde yaklaşık 6 saat geçirdikten sonra karnım fazlasıyla acıkmıştı. Arabayla giderseniz Stanford Üniversitesi – Buck’s arası yaklaşık olarak 25 dakika sürüyor. Bu nedenle bir Menlo Park ya da Stanford turu üzerine bu restorana gitmek oldukça mantıklı bir seçim.

buck-s-of-woodside-silikon-vadisi-restoran-4Restorana giderken dağ yolları içerisinden geçiyorsunuz ve yolda sizi büyüleyici bir doğa bekliyor. Restorana vardığınızda dışarıdan oldukça klasik Amerikan stilinde dekore edilmişe benzeyen ve çok fazla büyük olmayan bir yapı karşılıyor. İlk gördüğümde bu aslında hoşuma gitmişti ancak burayı bu kadar özel kılanın ne olduğunu da merak etmiştim.

İçeriye girdiğiniz anda birçok ünlü şirketin, yatırımcının ve girişimcinin neden Bucks’ı toplantılar ve buluşmalar için seçtiğini anlıyorsunuz. Restoranın tüm çalışanları çok kibar ve nazik. Restoranın içerisi çok farklı ve renkli dekore edilmiş. Ancak bu kadar fazla ayrıntı kesinlikle gözünüzü yormuyor. Birçok farklı kültürden seçilen parçalar özenle bir ”bağlam” içerisinde duvarlara ve tavanlara işlenmiş. Sonuç olarak ise yılların emeği ve tecrübesi diyebileceğimiz bir dekorasyon ortaya çıkmış.

buck-s-of-woodside-silikon-vadisi-restoran-2Garsonlardan birisi beni karşılayarak yerimi nazikçe gösterdikten sonra menüyü rica ettim. Dürüst olmak gerekirse ününden dolayı restoranın fiyatlarının ortalamanın biraz üstünde olmasını bekliyordum. Ancak menü önüme geldikten sonra bir şaşkınlık daha yaşadım. Menünün ortalama bir restoradan menüsündeki fiyatlardan farkı yoktu ve oldukça güzel tasarlanmıştı.

Mekana özel birşeyler söylemek için menüde yer alan ”Buck’s Burger” siparişi verdim. Buna ek olarak Coleslaw ve Ice Tea söyledim. Siparişim sonucu aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz tabak geldi.

buck-s-of-woodside-silikon-vadisi-restoran-5Burger ve coleslaw tek kelimeyle mükemmeldi diyebilirim. Yeme konusunda iddialı birisi olduğum için yemeğin ortalarındayken tatlı olarak ne sipariş edebileceğimi düşünmeye başlamıştım, hatta menüyü tekrar isteyecektim. Ancak hamburgeri bitirdikten sonra kesinlikle tatlıya yerim olmadığına kadar verdim. Fotoğrafta gördüğünüz herşeyin toplam bedeli ise yalnızca $13,5’dı. Ice Tea’den iki bardak içtiğimi bunun yanında porsiyonların boyut ve kalitesini göz önüne alırsak gelen hesabın çok çok uygun olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Buck’s of Woodside’ın fiyat/performans olarak tek kelimeyle mükemmel olduğunu söyleyebilirim. Yemeğinizi bitirdikten sonrada mutlaka restoran içerisinde yavaşça dolaşmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Böylece mekanın ruhunu ve dekorasyonu tam olarak görebilirsiniz. Duvarda Silikon Vadisi’ne gönderme yapan ayrıntıları yakalamayı ise size bırakıyoruz 😉

Buck’s of Woodside restoranı nerede?

[googlemaps https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d50704.03608622302!2d-122.23824129445511!3d37.41342158551373!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x808faf7fecaf7bb3%3A0xc8ff46230c6e5bdc!2sBuck%E2%80%99s+Restaurant!5e0!3m2!1sen!2sus!4v1475726245780&w=600&h=450]

Steve Jobs’ın yaşadığı ve Apple’ın kurulduğu efsane garaj

steve-jobsin-yasadigi-applein-kuruldugu-efsane-garajBugün dünyanın en değerli şirketlerinden birisi olan Apple’ın temelleri birçok teknoloji şirketi gibi Silikon Vadisi’nde atıldı.

Birçok kişi Apple’ın Cupertino’da yer alan genel merkezini ziyaret etmeyi tercih etse de bana göre şirketin temellerinin atıldığı ev ve garajın değeri paha biçilemez. Şahin Boydaş’ın Google Haritalar üzerinde paylaşmasıyla Apple’ın şirketleşmeden önce temellerinin atıldığı eve doğru yolculuğum başladı.

Evin bulunduğu yer bugün Apple’ın genel merkezinin bulunduğu Cupertino’ya araba ile yakın sayılabilecek bir mesafede. Evin bulunduğu sokağa giriş yaptığınız andan itibaren dikkatinizi ilk çeken sokağın güzelliği ve sakinliği oluyor. Bu sakinliğin bana göre anlamı büyük çünkü Apple, Google, HP ve Oracle gibi devasa teknoloji şirketleri birbirlerine yakın sayılabilecek bir alanda kurulmuşlar. Bu sakinlik ve düzen içerisinde kurucularının kendilerini nasıl inandıkları şeye kolayca adamış olduklarını siz de hissedebiliyorsunuz.

Eğer yaşadıkları çevre bu kadar düzenli, sakin ve huzurlu olmasaydı eminim bu hem özel hayatlarında hem de iş yaşamlarında olumsuzluklara neden olurdu. Kendi fikrim olarak bugün teknoloji dünyasına damga vurmuş teknoloji şirketlerinin kuruldukları bölgelerinin onlarında başarında önemli bir paya sahip olduğunu düşünüyorum.

Steve Jobs’ın da çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği ev klasik bir Batı Yakası evi. Birden fazla odası olan tek katlı ve o Amerikan filmlerinde görmeye alışık olduğumuz garaja sahip. ”Garaj şirketi” denildiğinde bu Silikon vadisi için yalnızca sembolik bir kelime değil. Bugünün devasa teknoloji şirketlerinin birçoğu gerçekten de bir evin garajında kurulmuş. Apple da yalnızca bunlardan bir tanesi.

Steve Jobs en yakın arkadaşı Steve Wozniak ile birlikte garajında kafa kafaya vererek tutkusunun peşinden giderek bugün ki Apple’ın temel taşlarını bu garajda atmış hatta ilk yatırımını bu garajda almış. Ziyaretçilerin evin içerisine girmesi mümkün değil ancak yolun karşısından evin fotoğrafını ve videosunu çekebiliyorsunuz.

Evin bulunduğu sokak ise bugün durumu ”iyi” olarak nitelendirebileceğimiz insanlara ev sahipliği yapıyor. Sokaktaki evlerin birçoğu harika bahçelere sahip ve genel olarak sokağa bir dingilik ve huzur sahip.

Steve Jobs’ın yaşadığı ve Apple’ın kurulduğu efsanevi garaj nerede?

Aşağıdaki harita üzerinde evin tam lokasyonunu ve nasıl gidebileceğinizi görebilirsiniz.
[googlemaps https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d37635.24384033675!2d-122.08020486762217!3d37.32759662500154!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x808fb41c51efe58f%3A0x60d6c3c704a8ef!2sApple+Garage!5e0!3m2!1str!2sus!4v1475618181292&w=600&h=450]

Önemli Not: Tüm fotoğraflar ve videolar tarafımızdan çekilmektedir. İzin alınmadan kullanılamaz.

Batı Yakası Cennetleri – 1: Santa Cruz

[vc_row][vc_column][vc_column_text]bati-yakasi-cennetleri-santa-cruz-1San Francisco ve çevresinde yaşıyorsanız hafta sonu gidebileceğiniz birbirinden güzel plajlar ve doğa harikası yerler bulunuyor. Sitenin kurucusu Şahin Boydaş da West Coast’ta 150 bin km yapmış bir doğa gezgini ve macera avcısı olduğu için bu konudaki deneyimi çok çok fazla. Bende Şahin Boydaş’ın bizzat tavsiye ettiği yerlere giderek özellikle Batı Yakasının doğasına hayran kaldım.

Gezi kategorisi altından bundan böyle bizzat giderek deneyimlediğimiz çok renkli ve farklı yerler hakkında yazılar bulacaksınız. Bunların bir kısmını ise yazı dizisi olarak ”Batı Yakası Cennetleri” başlığı altında sunacağız. Şahin Boydaş’ın 150 bin km yaparak özenerek hazırladığı ve işaretlediği Google Haritalarını da sizlerle yazıların içerisinde paylaşacağız.

Batı Yakası Cennetleri yazı dizimizin ilk konuğu ”Santa Cruz”. San Francisco merkezine araba ile mesafesi yaklaşık 1,5 saat olan Santa Cruz şehir merkezinden uzakta eğlence ve kaçamak arayanlar için biçilmiş kaftan.

bati-yakasi-cennetleri-santa-cruz-3Santa Cruz’a gitmeye karar verdiğiniz andan itibaren mayonuzu ve deniz havlunuzu hazırlamasınız. Çünkü Cruz’a vardığınız andan itibaren up uzun bir plaj sizi karşılıyor olacak. Ancak plajı görmeden önce gözlerinin içinin parlamasına neden olacak asıl şey sahil boyunca uzanmış olan lunapark.

Eğer daha önce ziyaret ettiyseniz lunaparkı gördüğünüz anda aklınızca Los Angelas’ta yer alan ”Santa Monica” gelebilir. Bunun yanında Santa Clara sahil yürüyüş yolu da size fazlasıyla Santa Monica’yı anımsatabilir.

bati-yakasi-cennetleri-santa-cruz-4Santa Cruz’a vardığınızda ilk olarak sahilde kısa bir yürüyüş yapmanızı ardından lunaparkta gönlünüzce eğlenmenizi tavsiye ediyoruz. Lunaparkta eğlendikten sonra yaklaşık 1km kadar içine giden yürüyüş yolunda yürümenizi ve sandviç ekmeği arasında karides ve patates kızartması yemenizi öneriyoruz.

bati-yakasi-cennetleri-santa-cruz-6Bunu yaparken yürüyüş yolunun en ucunda kare şeklindeki bir alandan insanların aşağıya okyanusa baktıklarını göreceksiniz. Bunun sebebi ise deniz aslanları. 🙂 Evet, okyanusun ortasına doğru giden bu harika alanda hem yürüyüş yapabilir hem de deniz aslanlarının dinlenmesini izleyebilirsiniz.

Nelere dikkat edilmeli?

  • Santa Cruz özellikle hafta sonları oldukça fazla günübirlik turist çeken bir şehir. Araba ile gittiğiniz zaman otopark yeri bulmak yorucu olabilir. Bunun için iki yöntem öneriyoruz. Birincisi doğrudan sahilde yer alan ücretli otoparklara yönelmeniz böylece düşük bir ücret karşılığı(günlük 10-15 dolar arası, Ağustos 2016) hem sahile hem de arabanıza yakın olabilirsiniz. Ya da arabanızı ücretsiz olarak sahile 15-20 dk uzaklıkta bir sokağa bırakarak otopark ücretinden kurtulabilirsiniz.
  • Plaj özellikle hafta sonları oldukça yoğun oluyor. Bu yüzden Santa Cruz’a erken bir saatte (sabah 9 gibi) giderek sabah yoğun olmadığı andan akşama kadar tüm gün tadını çıkarmanızı öneriyoruz.
  • Özellikle öğle yemeği için okyanusun içine kadar olan yürüyüş yolundaki fast food restonlarından sandviç ekmeği arasında karides ve patates kızartması alarak yürüyüşün ve manzaranın tadını çıkartabilirsiniz. Eğer ıstakoz seviyorsanız Santa Cruz da o da oldukça güzel bir seçenek.
  • Okyanus oldukça dalgalı ve çoğu zaman çok fazla açılmanıza müsaade etmiyor. Yüzerken her zaman dikkatli olmanızda yarar var.

[/vc_column_text][vc_gallery interval=”5″ images=”1390,1392,1393,1394,1386,1387″ img_size=”700×450″][/vc_column][/vc_row]

Önemli Not: Tüm fotoğraflar ve videolar tarafımızdan çekilmektedir. İzin alınmadan kullanılamaz.

Kara Cuma (Black Friday) nedir ve ne zaman kutlanır?

Kara Cuma (Black Friday) ABD’de Şükran Günün’den sonra gelen ilk Cuma gününe denir. Kara Cuma (Black Friday) terimi ilk defa 1961 yılında gazetelerde bahsedilmiştir. Günün bu ismi almasına neden olan olay ise 1961’de Philadelphia’da alışverişten dolayı oluşan yoğun trafik ve karmaşadır.

Yıllar içerisinde daha da gelişerek büyüyen Kara Cuma günü ABD’de özellikle son yıllarda ‘alışveriş çılgınlığı’ olarak adlandırılmaktadır. Kara Cuma’da ülkedeki mağazaların tamamına yakını çok büyük indirimler uygular ve kapılarını sabah çok erken saatlerde (4-5 gibi) açarlar. Kara Cuma ayrıca ABD ekonomisi için de oldukça önemlidir bunun nedeni ise o gün ülke genelinde alışverişe milyar dolarların harcanmasıdır.

Kara Cuma’da hem müşteriler ihtiyaç duydukları ürünlere çok uygun fiyatlarla satın alabilmektedirler hem de mağazalar ekstra çok büyük gelir elde etmektedirler. Ancak dikkat edilmesi nokta Kara Cuma’nın mağazalarda izdihama ve büyük kargaşalara neden olmasadır. Her yıl yüzlerce insan bu sebeple yaralanmaktadır hatta bazı dönemler bu yoğunluk ölümlere neden olmuştur.

Son yıllarda fiziksel mağazaların yanında Amazon.com gibi e-ticaret devleri de Kara Cuma gününü online olarak kutlamaktadır. O gün içerisinde online olarak birçok ürün çok uygun fiyatlarla kullanıcılara sunulmaktadır.

Amerika’da kredi skoru oluşturmaya nasıl başlanır?

ABD’de nasıl kredi kartı alabileceğinizi ve ilk kredi kartınızı alırken başınıza gelebilecekleri sizlere ayrı bir yazıda aktarmıştık.

O yazımızda aktardığımız kredi puanı oluşturma konusunu ayrı bir yazı olarak tekrar yazmak istedik. Bunun sebebi ise ABD’de kredi puanınız hayatınızı çok önemli düzeyde etkilemesi.

Amerika’da kredi skoru oluşturmaya nasıl başlanır?

ABD’de kredi puanı oluşturmaya başlamanız için öncelikli olarak yapmanız gereken işlem 2 tane ”Checkings” hesabı açmak ve 1 tane ”Savings” hesabı açmaktır. Açacağınız Savings hesabı size anında bir banka kartı(debit kart) sağlamaktadır. Açtığınız ”Savings” hesabınıza 500 dolardan fazla bir tutarda para yatırın ve bu parayı sürekli olarak hesabınızın içerisinde tutun. Bu yapmanız gereken ilk adımı oluşturuyor.

Kredi kartı başvurunuz banka tarafından reddedilirse bu sefer ”Secure Credit Card” için bankaya başvurun. Eğer geçmişinizde sizi bankaların kara listesine(black list) sokacak işlemler yapmadıysanız ”Secure Credit Card” başvurunuz banka tarafından onaylanacaktır. Ardından ”Secure Credit Card”ınızın içerisine 300 dolar depozito koyun ve kartınızı düzenli olarak kullanmaya başlayın.

Secure Credit Cart’ınızın her ay tam olarak üçte ikisi-2/3 (ne eksik, ne fazla. bu kısım önemli) tutarında harcama yapın ve her ay düzenli olarak dönem borcunuzu ödeyin. 6 ay-1 yıl arasında Secure Credit Cart’ınızı düzenli olarak kullanıp ödemelerinizi yaptıktan sonra bankanızdan Secure Credit Cart’ınızı normal kredi kartına çevirmeleri talebinde bulunun. Eğer ödemelerinizde aksaklık yapmadıysanız banka SCC’ınızı normal kredi kartını çevirecektir. Ayrıca ödemelerinizde aksatmalar yapmadığınız için kredi skorunuz da düzenli olarak artacaktır.

Yukarıdaki aşamaları geçtikten sonra zaman içerisinde sahip olduğunuz kredi kartı sayısını dörde çıkartın. Buradaki püf nokta 4 ayrı bankadan 4 farklı kredi kartınızın olmasıdır. Sahip olduğunuz bu kredi kartlarının her ay aynı şekilde limitinin üçte ikisi-2/3 oranında harcamalar yapın ve ödeme tarihinde tüm borcunuzu ödeyin. Dikkat edin dönem içerisinde kredi kartı borcunuzun minimumunu değil, tüm dönem borcunu ödemek burada önemli olan.

Belirli bir süre kredi kartlarınızı bu şekilde kullandıktan sonra araba satın almak ve onun borcunu düzenli olarak ödemek de kredi skorunuzu yükseltir. ABD’de sıfır otomobillerin aylık 200-300 dolarlık taksitlerle satıldığını belirtelim. Bu yüzden bir otomobil satın almak ve onun borcunu ödemek gözünüzü korkutmasın.

Tüm bu adımlardan sonra kredi skorunuzun birçok noktada sizin için yeterli olacaktır. Zaman içerisinde ödemelerinizi düzenli olarak yaptığınız taktirde kredi puanınız artmaya devam edecektir.

Okuma Önerisi: “Amerika’da kredi kartı nasıl alınır?