Neden Silikon Vadisi’ne taşınmalısınız?

Silikon Vadisi ve arkasindaki ruh yazısında sizlere Silikon Vadisi’nin nasıl oluştuğunu, bu hareketin arkasındaki ruhu ve vizyonu detaylı bir şekilde aktarmıştık. Şimdi ise en önemli sorulardan bir tanesi olan ”Neden Türkiye’den ayrılıp Silikon Vadisi’ne taşınmalısınız?” sorusuna cevap vermeye çalışacağız.

Dünyada şirketlerin ve yatırımcıların birinci önceliği şirketin başarıya ve kârlılığa ulaşmasıdır. Şüphesiz San Francisco’da kurulan şirketlerin birçoğunun da uzun vadeli hedefi çok fazla kullanıcıya ulaşmak ve kârlılığa geçmek. Ancak Silikon Vadisi’nin kurulduğu andan itibaren(-ki kökleri 1896’ya kadar gider) geleneksel endüstriden ayrıldığı en önemli nokta teknoloji, inovasyon ve geleceğe yatırım yapan şirketlerin sayısının çok yüksek olması. Bu bölgede kurulan girişimler bugün birçok kişinin hayal bile edemeyeceği projeler üzerinde çalışıyor ve bunu gerçekleştirmek için uzun vadede geri dönüş olmayacağı bilinerek yüksek yatırımlar bulabiliyor. Böylece geleceği inşa etmeye başlayabiliyorlar.

Gerçek hayattan bir örnek vererek devam edelim. Yaşadığınız bölge sizin ve aileniz için çok önemlidir. Yaşayacağınız bölgeyi seçerken sosyal hayatınızı, güvenliğinizi, sağlığınızı ve birçok diğer kriteri göz önünde bulundurursunuz. Bunu kriterleri kendi içinizde ve ailenizle değerlendirmenizin altındaki sebep yaşayacağınız bölgenin tüm hayatınızı önemli derecede etkiliyor olması.

İşte Silikon Vadisi’de birinci önceliği teknolojik atılımlar yapmak, denenmemiş farklı ürünler geliştirmek ve bunları hayata geçirmeyi yaşamının öncelikli noktasına koymuş girişimci, yazılımcı, tasarımcı ve diğer uzmanlık alanlarından insanlarla doludur. Bu topluluğun içerisine dahil olduğunuz andan itibaren düşünce yapınız üretmek, fark yaratmak ve geleceği tasarlamak olarak değişmeye başlar. Zaten böyle bir düşünce yapısına sahipseniz inançlarınız ve çalışma isteğiniz daha da artar. Sokağa çıktığınızda selam verdiğiniz kişi çok yüksek olasılıkla bir girişimde çalışıyordur, bir kafeye gittiğinizde yan masanızda oturan bir grup yeni girişimleri üzerine sıkı bir tartışma içerisindedir. Buradaki topluluk bir inanca sahiptir ve Silikon Vadisi’nin ruhunu sokaklarda yürünürken bile hissedilebilmektedir.

Birçok ülke(-ki bunlara Türkiye’de dahil) Silikon Vadisi gibi bir yapı ve atmosfer kurabilmek için sayısız denemelerde bulundu. ABD Hükümeti bile birçok sefer New York ve Boston gibi şehirlerin ikinci Silikon Vadisi olması için atılımlar ve teşvikler yaptı. Ancak bu denemelerin tamamına yakını başarısızlıkla sonuçladı. Çünkü 100 yıldan fazla geçmişe sahip olan San Francisco bir hareketin ve düşünce yapısının olgunlaşmış sonucudur. Doğru zamanda, doğru yerde, aynı hayale sahip insanların bundan onlarca yıl önce kıvılcım çakmasıyla başlamış ve bugün sahip olduğu üne kavuşmuştur.

Silikon Vadisi’nin öne çıktığı bir diğer önemli faktörde ”pazar hazır değil” kavramıdır. Bu ülkemizde maalesef sıkça duyduğumuz bir söylemdir. Girişimciler bir ürün/servis geliştirmek istediklerinde ya pazarın(tüketici kitlesinin) hazır olmadığını fark etmektedir(ya da birileri onlara söylemektedir) ya da fikirlerini deneyebilecekleri alanlar yasalarla kapatılmıştır.

Silikon Vadisi’nin en önemli özelliklerinden bir tanesi de en uç fikirlerin bile hayata geçirilmek için desteklenmesi bunun yanında yatırımcı bulabilmesidir. Bu sayede bundan belki 50-100 yıl sonra kullanılacak ürün ve servisler daha şimdiden bu topluluğun içerisinde geliştiriliyor. Bununla birlikte devlet de genel olarak girişimcilerin fikirlerini hayata geçirmesi için yasal olarak ”gri” noktalar bırakıyor. Eğer geliştirdiğiniz servis/ürün makulse devlette yasalarda yapacağı düzenlemeler ile önünüzü açabiliyor.

Tüm bu sebepleri ve durumları tek bir potada erittiğimizde Silikon Vadisi’nin neden bugün tüm girişimciler için bir cazibe noktası olduğu ve sizin de neden buraya taşınmanız gerektiği daha da iyi anlaşılıyor.