Yalnızca Silikon Vadisi’nde görebileceğiniz 23 şey

1-) Risk sermayesi yatırımcılarına özel otopark alanı
1_ytdz1i

2-) Üzerinde QR kod bulunan muz
muz-qr-kod_wcmbgh

3-) Pazar ”yürüyüşü” yapan baba ve oğlu3_kldsna

4-) İnternetin klasikleşmiş bir görselini kullanan HipChat reklamıhipchat_silikon_vadisi_bxupyg

5-) Kokteyl hazırlayan robotkoktely-hazirlayan-robot_k2z1c7

6-) Bir garip şikayetçi milyonerbir-garip-sikayetci-milyoner_gchzoa

7-) Bir garip reklambir-ilginc-reklam_s4djgf

😎 Girişimlere özel enerji içeceğigirisimlere-ozel-enerji-icecegi_tjlbsv

9-) Nerd’lere özel otobüsnerd-express-otobusu_md2hh9

10-) Özel plakalarozel-patent-plaka_etnmn0

11-) Dev bir droid ile poz veren çocukcocuk-droid

12-) İlginç iş ilanıilginc-is-ilani_e2frqz

13-) İçinde ”bilgisayar çipi” bulunan dondurma?silikon-vadisi-dondurma_wxtneg

14-) I love Twitteri-love-twitter_cjrgaz

15-) İsmi ”iPhone” olan bir restoraniphone-restoran_elob0k

16-) Kilisenin girişinde bulunan ve Google’a atıfta bulunan bu yazısan-francisco-kilise_y7wyif

17-) Google’ın bahçesinde bulunantesla-google_dryneu

18-) Kapşonlu?kapsonlu-silikon-vadisi_rveeg6

19-) Ofis partisi?ofis-partisi_at7ugc

20-) Sokakta ”sıradan” bir çöpsilikon-vadisi-sokaktaki-cop_ggbfh6

21-) Bir startup için araba arkasında yer alan iş ilanıis-ilani-silikon-vadisi

22-) Barnes & Noble’ın vitrinindeki kitaplarbarnes-nobles-vitrin-kitaplar_bklt37

23-) Palo Alto bölgesinden yıllar öncesine ait satılık bir ev ilanı..palo-alto-satilik-ev_ogin9k

Kaynak: Buzzfeed

ABD’de iş hayatındaki iletişim ve e-posta kültürü

ABD’de bulunan şirketler yayınladıkları iş ilanlarında potansiyel adaylardan beklentilerini sıralarken mutlaka ”Excellent Communication” olarak adlandırılan yeteneklerinin de gelişmiş olmasını isterler.

Türkçeye ”Mükemmel İletişim” olarak çevirebileceğimiz bu yetenek aslında temelde iki özelliğie dayanır: Basitlik ve açıklık. Burada basitlik ve açıklıktan kastımız e-postalara verdiğiniz cevapların içeriği ve kullandığınız üslup ile ilgilidir. Aşağıda ”Excellent Communication”ın ne olduğunu ve bu yeteneğinizi nasıl geliştirebileceğinizi örneklerle birlikte açıklayacağız.

1-) Her e-posta cevaplanmalıdır

E-posta temelinde iki veya daha fazla kişinin aynı anda mesajlaştığı bir iletişim aracıdır. Ancak handikapı, göndericinin alıcıların mesajı alıp almadığını anlayamamasıdır. Slack, HipChat, Discord, Facebook Messenger ve WhatsApp gibi anlık mesajlaşma uygulamalarında gönderici alıcının mesajı alıp almadığını çoğu zaman görebilmektedir. Bunun yanında bu tarz uygulamalar ”anlık mesajlaşma” olarak özel bir kategori altinda değerlendirildiği için karşılıklı iletişim çoğunlukla gündelik konuşma seviyesinde sürdülür. Fakat ABD’de eğer çalışma arkadaşlarınızdan veya yöneticilerinizden e-posta aldıysanız mutlaka e-postayı aldığınızı belirten bir cevap mesajını en kısa zamanda göndermelisiniz.

Örnek:
Subject: Team Meeting MojiLaLa
Hello team,

We will have a team meeting tomorrow at 10am California time (Wednesday), via Google Hangout. We will review where we are with MojiLaLa and discuss final deadlines and launch dates. Be prepared to showcase 1 thing that you enjoyed or really want to share with the team.

Cevap:
Hello Dana,

I received the email, see you tomorrow!
Best
Mehmet

Yukarıdaki örnekte şirket bir takım toplantısı düzenliyor. Doğal olarak bu e-posta birden fazla kişiyi gönderiliyor. Göndericinin e-postayı herkesin alıp almadığını bilmesi ve tek tek takip etmesi çok zor. Siz e-postayı aldığınıza dair cevabı kısa ve net bir şekilde göndermelisiniz. ”Nasıl olsa toplantıya katılacağım, tam zamanlı çalışıyorum. Ofise de geliyorum.. O yüzden e-postayı cevaplamasam da olur” düşüncesi yanlıştır.

Örnek 2:
Subject: Writing Books

Sahin,

Here are some titles that may help you:

-HBR Guide to Better Business Writing, Bryan Garner
-Top 20 Great Grammar for Great Writing, Keith Folse et. al.
-Writing Clearly An Editing Guide, Jane Lane, Ellen Lange

See you in class.
Linda

Cevap 2:
Hello Prof. Dukatte,

I got your email. Thank you so much. I will look for these books on Amazon.

Best Regards,
Mehmet

Günlük hayatta birisinden kitap tavsiyesi istediğinizde ve o kişi size tavsiyede bulunduğunda teşekkür edersiniz. Peki aynı durum e-posta ile gerçekleşirse? Çoğu kişi bu tarz ”ufak” e-postlara cevap vermeyi ya unutuyor ya da gerek görmüyor. Oysa ki bu temel iletişim yeteneğiniz ve karakterinizi gösteren önemli bir özelliktir.

Mantıklı cevap verme ve yapıcı konuşma

ABD’de hem yazılı iletişim hem de sözlü iletişim doğrudan yapılır. Burada ”doğrudan”dan kastımız kişilerin konuşurken söylemek istediklerini direkt olarak, konuyu başka yere saptırmadan ve gizli anlamlar yüklemeden söylemesidir.

Örnek olarak şöyle bir e-posta aldığınızı varsayalım:
Merhaba Mehmet,

Slack’i kullanabilmen için e-posta adresini davetiye attım. Lütfen e-postanı kontrol ederek gelen link üzerinden Slack’e üye olup uygulamayı indirir misin?

Teşekkürler,

Bu e-postaya verilecek doğru ve yanlış cevabı gösterelim.

Yanlış cevap:
Merhaba Mesut Bey,

Dizüstü bilgisayarım bozulduğu için e-postalarımı kontrol edemedim. Öğleden sonra da kendimi pek iyi hissetmedim ve dinlendim. Yarın bakmaya çalışacağım..

Yukarıdaki cevap neden yanlış?
Öncelikli olarak ABD’de çalışma arkadaşınıza veya yöneticinize bu tarzda bir cevap atarsanız iletişim yeteneğinizin gelişmemiş olduğu düşünülür.

Bunun ilk nedeni verdiğiniz cevabın içerisine size sorulandan-istenenden bambaşka şeyler yazmış olmanız. Karşınızdaki kişi sizin bilgisayarınızın bozuk olup olmadığını sormuyor, dürüst olmak gerekirse sağlık durumunuzla ya da özel hayatınızla da ilgilenmiyor. Bunlar sizin kişiler durumlarınız ve problemleriniz. Kendi kişisel sorunlarınızı ve içinde bulunduğunuz durumu konudan bağımsız bir şekilde e-postaya yazarsanız insanlar sizin bahane uyduran ve sorulan temel soruya dahi cevap veremeyen bir kişi olduğunuz kanısına varırlar.

İkinci olarak yukarıda yazılan cevap e-postasında yapıcı bir üslup kullanılmamış. Profesyonel iş hayatının içerisinde bulunuyorsunuz. Yaptığınız konuşmalarda ve verdiğiniz cevaplarda yapıcı olmayı sürdürmelisiniz.

Doğru cevap:
Merhaba Mesut Bey,

Slack’e en kısa zamanda üye olacağım ve uygulamasını indireceğim.

Teşekkürler,
Mehmet

Yukarıdaki cevap ”doğrudan” size sorulan-istenen konuya cevap niteliğinde. Size gönderilen ”mesajı” aldığınızı açıkça belli ediyorsunuz. İkinci olarak bunu olabildiğince basit ve açık bir şekilde yapıyorsunuz. Üçüncü olarak yapıcı bir üslup ile mesajınızı yazıyorsunuz.
Amerika’da iş hayatında temel olarak her zaman kullanmanız gereken üslup budur.

Yukarıda açıkladığımız başlıklar ve örnekler oldukça basit görünebilir. Ancak maalesef birçok kişi iş hayatında e-posta ve iletişim konularına yeterince özen göstermediği ve dikkat etmediği için çalışmala arkadaşları ve yöneticileri üzerinde yanlış bir izlenim bırakabiliyor. Bu temel iletişim beceresini gösterdiğiniz taktirde kesinlikle çevrenizde bir farkındalık oluşturacağınızı söyleyebiliriz.

Neden Silikon Vadisi’ne taşınmalısınız?

[et_pb_section admin_label=”section”]
[et_pb_row admin_label=”row”]
[et_pb_column type=”4_4″][et_pb_text admin_label=”Text”]Silikon Vadisi ve arkasindaki ruh yazısında sizlere Silikon Vadisi’nin nasıl oluştuğunu, bu hareketin arkasındaki ruhu ve vizyonu detaylı bir şekilde aktarmıştık. Şimdi ise en önemli sorulardan bir tanesi olan ”Neden Türkiye’den ayrılıp Silikon Vadisi’ne taşınmalısınız?” sorusuna cevap vermeye çalışacağız.

Dünyada şirketlerin ve yatırımcıların birinci önceliği şirketin başarıya ve kârlılığa ulaşmasıdır. Şüphesiz San Francisco’da kurulan şirketlerin birçoğunun da uzun vadeli hedefi çok fazla kullanıcıya ulaşmak ve kârlılığa geçmek. Ancak Silikon Vadisi’nin kurulduğu andan itibaren(-ki kökleri 1896’ya kadar gider) geleneksel endüstriden ayrıldığı en önemli nokta teknoloji, inovasyon ve geleceğe yatırım yapan şirketlerin sayısının çok yüksek olması. Bu bölgede kurulan girişimler bugün birçok kişinin hayal bile edemeyeceği projeler üzerinde çalışıyor ve bunu gerçekleştirmek için uzun vadede geri dönüş olmayacağı bilinerek yüksek yatırımlar bulabiliyor. Böylece geleceği inşa etmeye başlayabiliyorlar.

Gerçek hayattan bir örnek vererek devam edelim. Yaşadığınız bölge sizin ve aileniz için çok önemlidir. Yaşayacağınız bölgeyi seçerken sosyal hayatınızı, güvenliğinizi, sağlığınızı ve birçok diğer kriteri göz önünde bulundurursunuz. Bunu kriterleri kendi içinizde ve ailenizle değerlendirmenizin altındaki sebep yaşayacağınız bölgenin tüm hayatınızı önemli derecede etkiliyor olması.

İşte Silikon Vadisi’de birinci önceliği teknolojik atılımlar yapmak, denenmemiş farklı ürünler geliştirmek ve bunları hayata geçirmeyi yaşamının öncelikli noktasına koymuş girişimci, yazılımcı, tasarımcı ve diğer uzmanlık alanlarından insanlarla doludur. Bu topluluğun içerisine dahil olduğunuz andan itibaren düşünce yapınız üretmek, fark yaratmak ve geleceği tasarlamak olarak değişmeye başlar. Zaten böyle bir düşünce yapısına sahipseniz inançlarınız ve çalışma isteğiniz daha da artar. Sokağa çıktığınızda selam verdiğiniz kişi çok yüksek olasılıkla bir girişimde çalışıyordur, bir kafeye gittiğinizde yan masanızda oturan bir grup yeni girişimleri üzerine sıkı bir tartışma içerisindedir. Buradaki topluluk bir inanca sahiptir ve Silikon Vadisi’nin ruhunu sokaklarda yürünürken bile hissedilebilmektedir.

Birçok ülke(-ki bunlara Türkiye’de dahil) Silikon Vadisi gibi bir yapı ve atmosfer kurabilmek için sayısız denemelerde bulundu. ABD Hükümeti bile birçok sefer New York ve Boston gibi şehirlerin ikinci Silikon Vadisi olması için atılımlar ve teşvikler yaptı. Ancak bu denemelerin tamamına yakını başarısızlıkla sonuçladı. Çünkü 100 yıldan fazla geçmişe sahip olan San Francisco bir hareketin ve düşünce yapısının olgunlaşmış sonucudur. Doğru zamanda, doğru yerde, aynı hayale sahip insanların bundan onlarca yıl önce kıvılcım çakmasıyla başlamış ve bugün sahip olduğu üne kavuşmuştur.

Silikon Vadisi’nin öne çıktığı bir diğer önemli faktörde ”pazar hazır değil” kavramıdır. Bu ülkemizde maalesef sıkça duyduğumuz bir söylemdir. Girişimciler bir ürün/servis geliştirmek istediklerinde ya pazarın(tüketici kitlesinin) hazır olmadığını fark etmektedir(ya da birileri onlara söylemektedir) ya da fikirlerini deneyebilecekleri alanlar yasalarla kapatılmıştır.

Silikon Vadisi’nin en önemli özelliklerinden bir tanesi de en uç fikirlerin bile hayata geçirilmek için desteklenmesi bunun yanında yatırımcı bulabilmesidir. Bu sayede bundan belki 50-100 yıl sonra kullanılacak ürün ve servisler daha şimdiden bu topluluğun içerisinde geliştiriliyor. Bununla birlikte devlet de genel olarak girişimcilerin fikirlerini hayata geçirmesi için yasal olarak ”gri” noktalar bırakıyor. Eğer geliştirdiğiniz servis/ürün makulse devlette yasalarda yapacağı düzenlemeler ile önünüzü açabiliyor.

Tüm bu sebepleri ve durumları tek bir potada erittiğimizde Silikon Vadisi’nin neden bugün tüm girişimciler için bir cazibe noktası olduğu ve sizin de neden buraya taşınmanız gerektiği daha da iyi anlaşılıyor.[/et_pb_text][/et_pb_column]
[/et_pb_row]
[/et_pb_section]